Mevsim dondurma mevsimi oldu. Şimdi Bebek’e koşup Mini dondurmacısının önünde sıra beklemek vardı. Güllü lokumluyu yedim mi yazı açmışım demektir.

Açamadım. Umarım temmuz ayında açabilirim, güllü lokumluyu yemezsem yanına kestane ve sakız eklemezsem ben nasıl bahardan yaza geçtiğimi hissedeyim? Peki ya yaz sen de olmayacak mısın? Yaz dedin mi benim için Burgazada en başta gelir. Sinem dondurmanın bitter çikolatalısının yanına çilek, muz eklemem gerekir. Yunus dondurmanın arabasından bardakta 10 TL’lik vişne, şeftali, kaymak mix yapmam gerekir. Çok mu şey isterim? Bir vapurdur. Sonra da vapurda giderken güneşi batırmaktır, sessizce insanları seyretmektir. Binmeden evvel aldığım mısırdır, mısırın sütlerini hüpletmektir. Bazen de sadece çaydır, “abi nolur açık olsun” desen bile gelen o demli çay, incecik ince belli bardaklarda elin yana yana o çayı içmektir. Telefon çekmeyene kadar internette gezip, ardından çantadan kitabını çıkarıp ayaklarını uzatıp okumaktır yaz.

Bu kadar hayatın normali ne ara hayal oldu bilmem. Ne diyorduk dondurma değil mi? Evet, çikolata sosu istiyorum.

Sinem Dondurma, Burgazada

CategoriesGenel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir