Müdaviminiz anla artık: Adem Baba

Dadanizmin alt kollarından biri: Müdavimlik.

Normalde balık sevmem. Yok yok aslında severim…

Kılçıkla ilgili küçüklüğüme dayanan bir anı yüzünden balıktan uzun yıllar uzak yaşamıştım. Ondan biraz mesafeli dururum balıklara. “Sudan babam çıksa yerim” derler ya, ben dersem yalan yani anlayacağınız. Ancak bir istisna var: Adem Baba, benim içinse Adem Padre. Sırf samimiyetten…

Son birkaç senede beni tekrardan balıkla tanıştıran, balığı sevdiren Adem Baba özellikle pazar günleri akşamüstü balığı için en keyifli yerlerden. Arnavutköy’ün o çılgın kalabalığının içinde ama sanki değil gibi korunmuş, müdavimlerini ve ekibini gide gele tanıdığımız, yılların değişmeyen mekanı.

Adem-Baba-Balıkçı-Arnavutköy

Her gittiğimde önce sıcak, samimi bir karşılama ve ardından her zamanki kırmızı lahanalı, havuçlu, göbek salata (tercihen beyaz peynirli) yanında da çıtır kalamar ile başlangıç yaparım. Devamıysa daha çok Adem Baba ekibinin önerilerine bağlı. Sezonun balık seçenekleri ve yanında tabii ki şalgam. Ben hala kılçıksız seçeneklerin peşinde olsam da gerçek balık severler için kılçıklı, şiş, fileto seçenekleri her zaman var.

Nedense bu mekan bana en çok huzur veren şehir (ve tabii ki yemek) rutinlerinden biri. Yağmurlu günlerde bir sığınak, güneşli günlerde daha da sıcak ve her zaman aynı ekibi görmeye alıştığımız, kendini evde hissettiren bir yer. En sevdiğim çerçeve detayında olduğu gibi mutfağın “hallederiz işler yetişir” yavaşlığını ve sakinliğini buram buram yaşatıyor.

( Bu yazı 2 Aralık 2018 tarihinde dadanizm.com ‘da yayınlanmıştır.)

CategoriesGenel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir